HAYATTAKİ ÖNCELİKLERİMİZ.  



   Okuduğu kitabı koltuğun yanındaki sehpanın üzerine koydu, gözlüğünü çıkarıp gözlerini ovuşturdu saatine baktı, saat beşe geliyordu, akşam olmak üzereydi. Yerinden kalktı kendisini meraklı gözlerle izleyen duman rengi kedisi sarmal'a bakıp gülümsedi, eşinden kalan tek yadigardı sarmal. Eşi kedileri çok sevdiği için doğum günü hediyesi olarak yavru iken almıştı onu. Odadan çıktı,  Sarmal da peşinden onu takip etti, holde banyo kapısının yanında duran mama kabına banyodaki dolaptan aldığı kedi mamasından koydu. Kedisinin içme suyunu değiştirdi, banyoda köşede duran kedi kumunu da değiştirdikten sonra ellerini iyice yıkayıp mutfağa geçti, kendisine bir fincan kahve hazırladı. Üstteki dolapta duran kurabiye kavanozundan tabağına bir kaç kurabiye koydu. Kahvesini de alarak odaya koltuğuna geri dönü. Sehpanın üzerinde duran kitabını aldı, gözlüklerini taktı, koltuğuna yerleşti kitabına kaldığı yerden devam etti.

    Aslında tüm bu yaptıkları rutine dönmüştü, sabahları çok geç saatte kalkıyor, bir fincan kahvesini alıyor odasındaki pencere kenarındaki koltuğuna kuruluyor, saatlerce o koltuktan kalkmıyordu. Günleri birbirinin kopyasıydı adeta. Sadece haftanın iki günü farklıydı o da temizlik için eve gelen kadın sayesindeydi. Kadın eve geldiğinde kendi odasına kapanıyor. Kadın gidene kadar mecbur olmadıkça odadan dışarı çıkmıyordu. Zorunlu olmadıkça zaten evden de dışarı çıkmaz olmuştu. Eşi kendisini terk ettikten sonra işinden istifa etmiş, ne kadar uğraştılarsa da işyerindekiler onu kararından vazgeçirememişlerdi
İki haftada bir evde eksik olanların listesini yapar, arabasıyla alışveriş merkezine gider çabucak alışverişini tamamlar sanki evde onu acil bekleyeni varmış gibi büyük bir aceleyle eve dönerdi. Dışarıdan bakıldığında dalgın ve düşünceli bir hali olurdu her zaman. Çünkü kafasını sürekli meşgul eden, cevaplarını bir türlü bulamadığı soruları vardı ve onun içini adeta bir kurt gibi kemiriyordu.
—Nermin onu neden terk etmişti?
—Nerede hata yapmıştı?
—Kendisi tek suçlu muydu?
Ve bunlar gibi onlarca soru. Olanlara hiç bir anlam veremiyordu! 11 yıldır evlilerdi, çok istemelerine rağmen çocukları olmamıştı. Aslında maddi açıdan bir sıkıntıları yoktu, Semih özel bir şirketin genel müdürüydü ve hatırı sayılır derecede iyi kazancı vardı. Nermin de başka bir firmada İnsan kaynakları yöneticisiydi.
      Nermin ile Üniversite yıllarında tanışmışlardı. O sıralarda Semih işletme bölümü son sınıftaydı. Nermin ise İnsan Kaynakları Yönetimi ikinci sınıfında okuyordu. Ortak bir arkadaşları sayesinde tanışmışlardı. İki yıllık arkadaşlıktan sonra okullarının da bitmesiyle birlikte evlenmişlerdi. Evliliklerinin ilk birkaç yılı çok güzel geçmişti. Birlikte eğleniyor, birlikte geziyor boş vakitlerinin çoğunu birlikte geçiriyorlardı.
Her şey Semih’in, Uluslararası bir şirketin operasyon bölümünde müdür yardımcısı olarak işe başlaması ve şirkette giderek yoğunlaşan işleriyle başlamıştı. Artık akşamları eve daha geç geliyordu, bazen gece yarılarına kadar çalışıyor, eve yorgun dönüyor Nermin ile iki çift laflayacak takati kalmıyor hemen yatıp uyuyordu. Semih mizaç olarak hırslı bir yapıya sahipti, işinde en üst konuma gelmek istiyordu. Bunun içinde gecesini gündüzüne katıyor var gücüyle çalışıyordu. Eskisi kadar birlikte zaman geçiremez olmuşlardı. Semih hafta sonları da eve iş getiriyor, bilgisayarının başından kalmıyordu. Nermin ile birlikte geçirdikleri vakit giderek azalıyordu. Daha az konuşur olmuşlardı, aynı evde yaşayan iki yabancı gibiydiler. Nermin ilk zamanlar bu durumdan şikâyetçi olsa da belki düzelir umuduyla pek sesini çıkartmamıştı. Fakat daha sonraları bu durumun ilişkilerine zarar verdiğini anlamış, hayatın sadece çalışmaktan ve para kazanmaktan ibaret olmadığı, insanın eşine sevdiklerine vakit ayırması gerektiğini, eskisi gibi onunla birlikte zaman geçirmek istediğini Semih ile defalarca konuşmuştu.

   Semih yıllar içerisinde kariyer basamaklarını hızla tırmanırken, evlilik hayatı ise tersine hızla kötüye doğru gidiyordu. Önceleri küçük tartışmaların yaşandığı evde giderek daha büyük kavgalar yaşanmaya başlamıştı. Sudan sebeplerle başlayan tartışmalar giderek büyüyor ve şiddetli kavgaya dönüşüyordu. Semih bir keresinde evlilik yıl dönümünü unutmuş O gün şirketin yemekli toplantısına katılmış, gece geç saatte dönmüştü. Eve geldiğinde salonda üzerinde şamdanda mumların ve vazoda güllerin olduğu özenle hazırlanmış yemek masası olduğunu gördü, merak edip masanın yanına gittiğinde üzerinde kendisine bırakılmış bir hediye paketinin olduğunu fark etti. Paketi açtı, içinde oldukça değerli bir kol saati vardı, birde küçük bir not “Aşkım birlikte nice mutlu yıllara “ yazıyordu. Semih bir an düşündü doğum günü değildi. Sonra birden aklına evlilik yıl dönümlerinin o gün olduğu gelmişti. Aslında birkaç kez eşinin doğum gününü kutlamayı unuttuğu da olmuştu, fakat eşi bunun üzerinde çok fazla durmamıştı.
   Nermin, Semih’in kendisine karşı olan ilgisizliğine ve ilişkilerini kurtarmak için çaba göstermiyor olmasına dayanamıyordu. Tek başına mücadele etmekten yorulmuştu. Artık eskisi kadar evle ilgilenmiyor, boş vakitlerini eski arkadaşlarıyla geçirmeyi tercih ediyordu. Bir hafta sonu yine küçücük bir sorun nedeniyle tartışmışlar, tartışma şiddetli kavgaya dönüşmüştü. Ertesi gün akşam Semih eve döndüğünde Nermin’in ona bir mektup bırakarak evi terk ettiğini öğrenmişti. Kısa süreli bir ayrılıktan sonra araya aile büyükleri giriyor, ikisini barıştırıyordu. Birkaç ay her şey iyi gitmiş ve düzelir gibi olmuştu fakat ilerleyen zaman içinde yavaş yavaş eskiye dönüş başlamıştı. Semih aslında eşini çok seviyordu, fakat tam bir işkolikti hayatındaki önceliği her zaman işine veriyordu. Eşinden de kendisinin tercihlerini anlamasını istiyordu. Nermin daha evcimendi ve duygusal bir kişiliğe sahipti, ailesi onun için her şeyin önündeydi. Semih’in de biraz öyle olmasını istiyordu.
   Günlerden bir gün yine oldukça şiddetli kavga etmişlerdi. Ertesi gün Nermin tüm şahsi eşyalarını toplayarak not dahi bırakmadan Semih’i terk etmişti. Semih şimdi koskoca evde Nermin’den ona kalan kedisiyle bir başına kalmıştı…        

Yorumlar

Popüler Yayınlar